top of page

Ankara Anlaşması Bitiyor mu?

  • 4 May 2017
  • 5 dakikada okunur

Bu makalede, Mayıs 2017 itibariyle Ankara Anlaşması ile ilgili gözlemlerimi ve değerlendirmelerimi bulabileceksiniz.

“Ankara Anlaşması’ nda çok kötü bir haber” başlıklı bir yazı bu konu ile ilgilenenlerin dikkatini çekti ve tedirgin etti. Bu yazı özellikle mevcut yararlanıcıların da artık süresiz oturum izni alamayacağını söylüyor ve birçok kişisel değerlendirmeyi içeriyor. Yazıda gerçeklik payı olmakla birlikte eksik ve aslında biraz daha açılması gereken konular var. Yazının verdiği ilk izlenim ürkütücü, fakat nitelikli insanlar için sorun teşkil eden bir durum olmadığını belirtmek isterim.

Olayın bütüne objektif bakarak konuyu ele almak daha sağlıklı olacaktır. Bu nedenle bu ürkütücü yazıdan tedirgin olan mevcut vize aldığımız müşterilerimiz, başvurusu devam etmekte olanlar ve düşünme aşamasında olanlar için genel bir açıklama yapma zorunluluğu hasıl olmuştur.

Takriben Mart 2017 başında Linkedin’ de bir post ile Ankara Anlaşması’ nın Nisan ortasında sona erebileceğine dair görüşümü sebepleri ile birlikte ayrıntılı belirtmiştim. Londra’ daki meslektaşlarımızın da büyük kısmı artık Ankara Anlaşması’ nda sona yaklaşıldığını ifade ediyor. Bunun aksini iddia edenler de yok değil. Bu konu halen büyük bir bilinmez. Kesin olan şu ki; Mayıs 2017 itibariyle İngiltere ve Türkiye tarafından tüm süreç normal yolunda seyrediyor. Başvurular alınıyor, değerlendirmeler yapılıyor, Türkiye’ de 3 haftada (edited: makaleden 2 gün sonra 3 aya çıkmıştır), İngiltere’ de 6 ayda karar açıklanıyor.

Bu anlaşmanın Brexit’ in tamamlanacağı 2 yıl gibi bir süre sonunda biteceği teknik olarak kabul edilen bir husustur. Fakat önceki açıklamamda Nisan ortasına işaret ederek, Türkiye' deki referandum sonucunun ne olursa olsun bu süreci etkileyeceğinden bahsetmiştim. Zira Avrupa Parlamentosunun refernadum sonrasında Türkiye için aldığı olumsuz kararlar ve aday üyelikten ziyade başka alternatifler üzerine düşüncelerini beyan ettikleri bu dönemde anlaşmanın çok fazla ömrünün olmadığını söyleyebiliriz. Benim görüşüm anlaşmanın şekil değiştirip, İngiltere’ nin beklentilerini karşılayacak ve mevcut olumsuzlukları ortadan kaldıracak şekilde revize edileceği şeklindedir. Şuna kesin olarak inanıyorum ki, bu anlaşmadan yararlanarak bu ülkeye göç etmiş, bir düzen kurmuş ailelerin hakları elinden alınmayacaktır. Özellikle anlaşmanın şartlarını yerine getirmiş nitelikli aileler hiç tereddüt yaşamamalıdır.

Peki son zamanlarda Türklerin Ankara Anlaşması ile burada bulunmasına karşı olumsuz görüşler ve anlaşmanın başarısız olduğu inancı nasıl ortaya çıktı? Bu sorunun cevabı oldukça önemli.

İşim gereği 2000’ li yılların başından itibaren bu anlaşmadan yararlanarak vatandaşlık almış ve devletin tüm imkanlarından yararlananları, anlaşma ile süresiz oturum izni almaya gayret edenleri uzun bir zamandır gözlemliyorum. Ben de bu anlaşmanın amacına hitap etmediğini, oldukça büyük oranda suistimal edildiğine inanıyor ve tanık oluyorum. Tüm bunlara rağmen İngilizlerin anlaşmanın devamını sağladıklarını, insan haklarına ve demokrasiye önem verdiklerini ve en önemlisi de bizlere karşı tahammül sınırlarının yüksek olduğunu söyleyebilirim.

Bu anlaşma ile özellikle ilk gelenler ve ardından gelenlerin büyük bir çoğunluğunun olumsuz davranışları sayesinde sürecin bugünlerde daha da zorlaştığına tanık oluyoruz. Şayet bu olumsuz izlenimim hakkında daha fazla fikir sahibi olmak isterseniz Facebook’ ta bu anlaşmadan yararlananların bulunduğu gruplardaki mesajlara bakmanız yeterlidir.

Kanaatimce Ankara Anlaşması’ nda tedbir alınmasını gerekli kılan temel sorunlar şunlardır;

- İngilizce öğrenmek için çaba ve para harcamamak en önemli sorundur. Buraya gelen çoğu kişide İngilizce nasıl olsa sokakta öğrenilir kanaati hakimdir. 15 yıldır burada yaşayan ve anlaşmadan yararlanarak vatandaşlık almış olan birisinin “bu trafik tabelasında ne yazıyor?” “bu mektubu bana okur musun?” diyenlere şahit oldum. Kaliteli bir yaşam için bulunduğunuz ülkenin dilini öğrenmelisiniz. Dil sadece 20 kelimelik günlük konuşmalardan ibaret değildir. Dil kursları dil bilgisi ile birlikte bu ülkenin kültürünü de anlatırlar. Konular buna göre seçilmiştir.

- Burada 5 yıl geçirip, vatandaşlık için ‘Life in the UK’ sınavından geçmenin ‘kolay bir yolu yok mu?’ diye soran yüzlerce Ankara Anlaşmalı var.

- Kurallara uymakta zorluk çeken büyük bir kesim var.

- Türkiye’ de ki gibi yaşamaya ve iş yapmaya devam etme ısrarı var.

- Eğitim, uyum, oryantasyon önemsenmiyor.

- Ehliyet sınavında Türkçe desteği kalktığından beri, yerine sınava sokacak adam arayan Ankara Anlaşmalılar var. Ve bunu Facebook gibi bir ortamdan apaçık ilan edebiliyorlar.

- Zorunlu mesleki sertifikaları para gönderelim, sertifika gelsin şeklinde almak isteyen çok sayıda insan var. Temel sorun yine dil yetersizliği.

- Kayıt dışı işçi çalıştıranlar var. Ayrıca kendisi de kayıt dışı çalışanlar var.

- Vergiden kaçınanlar var.

- Şirket gelir giderini tamamen gerçek dışı ve vizeyi uzatmak için manipüle edenler var.

- Anlaşmadan yararlanmış ve ticari olarak evlenen (para karşılığı, formalite) Türkiye’ den insan getirmek için çabalayan birçok kişi var. Çünkü eşlere burada oturum ve çalışma izni otomatik olarak veriliyor.

- Burada bulunma amacı olan iş planının dışında çalışanlar var.

- Gönüllü ve sosyal sorumluluk projelerinde yer almayan ve böyle birşeyin varlığından haberi olmayan büyük kesim var.

- 5 yıl dolar dolmaz süresiz oturum izni alınca şirketi kapatıp ilk iş olarak devlet yardımına başvuran ve belediyenin sağladığı ücretsiz evlerden talep eden çok büyük bir kesim var. Yardımlar kesilmesin diye de kayıt dışı çalışmaya devam edilmektedir.

- Maliyetlerden kaçınmak için sigorta yaptırmayan ve bir sürü farklı senaryolar üretenler var.

- Burada misafir olduğunu unutan ve buranın nimetlerinden yararlanıp, neden Türkiye gibi değil diye hayıflananlar var.

- Trafikte ve iş hayatında saygı ve sevgiyi unutanlar var.

Yukarıdaki olumsuz davranışları sergileyenlerin sayısı hiçte az değil. Özellikle geçmişte mesleki ve kişisel yetkinlikler açısından nitelik aranmamış olması, olumsuzlukların artmasına sebep olmuştur. Doğal olarak her yıl bu olumsuzluklara karşı önlemler artırılmış ve bu vize son yıllarda zorlaşmaya başlamıştır. Tüm bu olumsuzluklar yüzünden düzgün iş yapmak isteyenler de kısmen etkilenmektedir. Yukarıdaki sorumsuzlukları yapan kişilere toplum bilincine sahip İngilizler veya kurumlar doğal olarak tepki göstermektedir. Bu tepki de bizim insanımız tarafından ırkçılık olarak adlandırılmaktadır. Esasında İngiltere birçok farklı insanın bir arada yaşadığı huzurlu ve ayrımcılığın yok denecek kadar az olduğu bir ülkedir. Bu huzurun bozulmaması adına atılan tüm adımları ben de destekliyorum. Bu verilen tepkilerin kesinlikle ırkçılık olmadığının da bilinmesini isterim. Aksine bu kadar sabırlı ve nezaket sahibi insanlar ile yaşamak ve iş yapmak gerçekten büyük bir zevktir. Bu şansı yakalamak veya kendinizi dışlanmış hissetmek tamamen sizin elinizdedir.

Sonuç olarak şayet yukarıdaki olumsuzluklar sizi yansıtmıyor ise ve burada kaliteli bir iş ve sosyal yaşam sürme niyetindeyseniz, hiç kaygınızın olmasın. Katma değer üreten ve topluma adapte olabilmiş aileler hiçbir şekilde burada zorluk çekmezler. Bunun için maddi ve manevi bedel ödemek gerekir. Buna hazırsanız, zaman kaybetmeyin...

Ek bilgi ilavesi (04.05.2017)

Ankara Anlaşmalılara kötü haber, Ankara Anlaşması bitiyor gibi başlıklarla lanse edilen dava UKUT 167 (IAC (20 March 2017) karar metnini okudum. Olay özetle;

Başvuru sahibi;

8 April 2011' de Ankara Anlaşması vizesi alıyor,

8 October 2012' de 08 April 2015' a kadar 3 yıllık uzatmasını alıyor,

09 May 2013' te TÜRKİYE' de evleniyor,

23 September 2013' te eşi İngiltere' ye geliyor,

04 Feb 2015' te çocukları oluyor.

Başvuru sahibi ile ilgili herşey youlunda gidiyor. Fakat 23 September 2015 tarihinde eş ve çocuk için süresiz oturum izni için yapılan başuru red ediliyor. Bunun sebebi olarakta son iki yıl birlikte düzenli (gömenlik yasalarına uygun) yaşandığına kanaat getirilememiş olması. Karar aynen şöyle;

The Secretary of State is not satisfied that you have been living in the United Kingdom with your sponsor for a period of at least two years ...

Bu Home Office kararı ve dava konusu tamamen şahsi ve o ailenin durumuna özeldir. Tüm Ankara Anlaşmalılara mal edilmemelidir.


 
 
 

Yorumlar


Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Arşiv
Etiketlere Göre Ara

Mail listemize katılın

Tüm gelişmelerden haberdar olun. İlk kayıt sonrası İngiltere'de İş Kurma Süreçleri ve Örnek Business Plan maili alacaksınız.

bottom of page